AV-Comparatives araştırmacıları, Google Play’in resmî kataloğundaki 250 popüler güvenlik uygulamasını inceledi ve hayal kırıklığı yaratan sonuçlara ulaştı: Android antivirüslerinin yaklaşık üçte ikisi, reklamlarında vaat ettikleri işlevleri yerine getirmiyor. Daha da kötüsü, bu tür uygulamalar zaman zaman kendilerini zararlı yazılım olarak işaretliyor, gerçek tehditleri “görmüyor” ve aslında hiçbir işe yaramıyor.
Testler çok basit bir şekilde yapıldı: uzmanlar antivirüsleri, tarayıcının kötü amaçlı uygulamaları otomatik olarak açıp indirdiği ayrı cihazlara kurdu. Bu işlem her uygulamayla 2.000 kez tekrarlandı ve geçen yıl tespit edilen “popüler” zararlı yazılımların 2.000 farklı kopyası kullanıldı. Burada “tespit edildi” ifadesi, antivirüs çözümlerinin bu zararlı yazılımlardan haberdar olması gerektiği anlamına geliyor. Ne yazık ki gerçekte durum tamamen farklı çıktı.
İncelenen 250 uygulamadan yalnızca 80’i, yanlış pozitif vermeden tehditlerin en az %30’unu tanıyabildi. Başka bir deyişle, kalan 170 uygulama testte başarısız oldu. Şunu belirtmek gerek: 250 uygulamadan yalnızca 23’ü tehditlerin %100’ünü tespit etti; bunlar çoğunlukla Avast, Bitdefender, ESET, F-Secure, G-Data, Kaspersky Lab, McAfee, Sophos, Symantec, Tencent, Trend Micro ve Trustwave gibi tanınmış antivirüs yazılımı geliştiricilerinin çözümleriydi.
Araştırmacılar, birçok antivirüsün kullanıcının indirdiği ve kurduğu uygulamaları hiç taramadığını, yalnızca beyaz ve kara listeleri kontrol ettiğini, üstelik bunu kodlarına değil yalnızca paket adlarına bakarak yaptığını yazıyor. Bu nedenle birçok uygulama, yalnızca ilgili listede yer almadığı için varsayılan olarak zararlı işaretleniyor. Bu yüzden bazen komik durumlar da yaşanıyor; örneğin geliştiricileri kendi ürünlerinin adını beyaz listeye eklemeyi unuttuysa, bu tür “antivirüsler” bile zararlı sayılabiliyor. Diğer çözümler ise tam tersine, adı “com.adobe.*” ile başlayan uygulamaları zararsız kabul ediyor. Yani adı com.adobe olan herhangi bir zararlı yazılım bu kısıtlamaları aşabilecek.
AV-Comparatives uzmanları, bu antivirüs uygulamalarının birçoğunun bilgi güvenliği uzmanlarınca geliştirilmemiş olmasının endişe verici olduğunu yazıyor: bunlar amatörler ya da asıl faaliyet alanı bilgi güvenliğinden son derece uzak şirketler (örneğin oyun geliştiricileri) tarafından oluşturulmuş. Uzmanlar şöyle açıklıyor: “Son kategoriyi, para kazanma ve reklam amacıyla her türden uygulama geliştiren ya da portföylerinde Android için bir güvenlik çözümü bulundurmak isteyen geliştiriciler oluşturuyor.”
Daha da kötüsü, birçok koruma çözümünün aynı “üretim hattından” çıktığı anlaşılıyor: onlarca uygulamanın arayüzü neredeyse birebir aynı ve geliştiricileri, çalışan bir zararlı yazılım tarayıcısı yazmaktansa reklam göstermekle çok daha fazla ilgileniyor.
AV-Comparatives araştırmasının sonuçları, Android antivirüs çözümleri alanındaki durumu takip edenleri pek şaşırtmayacaktır. Örneğin geçen ilkbaharda ESET uzmanları, Google Play’de antivirüs kılığına girmiş ve 7.000.000’dan fazla kez indirilmiş 35 reklam uygulaması keşfetti. ESET analistleri, bu koruma yazılımının yalnızca çalışmasını taklit eden bu tür “sahte” uygulamalara zararlı yazılım adını verdi.